Gündem

Türkiye Yerel Seçime Gidiyor

Erkene alınıp alınmayacağı çok tartışıldı. Sürpriz ise yaşanmadı. Mahalli idareler seçimleri için sadece günler kaldı. Anayasa referandumu öncesi başlayan ittifak hareketleri bu seçimlere de yansıdı. Bu sebeple hem iktidar hem de muhalefet cephesi kimi yerlerde daha iddialı. Ancak siyasetin kronik sorunları bugünlerde de fazlasıyla gün yüzüne çıktı. 

CHP’DE İSTİFALAR, KURULTAY ÇAĞRILARI

31 Mart yerel seçimlerinde aday belirleme süreci bir çok partide tartışmalı geçti. En fazla tartışmanın yaşandığı parti ise CHP’ydi. 27 Ocak’ta toplanan ve 18 saat süren Parti Meclisi toplantısı daha bitmeden İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Twitter’dan istifasını duyurdu. Ataşehir’de Battal İlgezdi’nin, Bakırköy’de Bülent Kerimoğlu’nun yeniden aday gösterilmesine tepki gösterdiği için istifa kararı aldığı belirtilen Kaftancıoğlu, kısa süre sonra istifasını geri çekti. Kaftancıoğlu’nun tutumu parti içinde tepkilere neden oldu ancak tansiyonun ne kadar yüksek olduğunu da ortaya koydu.

KILIÇDAROĞLU YETKİ ALDI

Yaklaşık 100 adayın belirlenmesi için PM, 2 Şubat’ta bir kez daha toplandı. MYK’da netleştirilen adayların sunulduğu PM toplantısında Şişli, Kadıköy, Beyoğlu gibi ilçeler için adaylar kesinleşti. İzmir’in Bayraklı ilçesi için ise PM’de tartışma yaşandı. Muhalefet Erdal Aksünger’in adaylığı için önerge verdi. Aksünger’in oylaması için çıkan usul tartışmalarının ardından Aksünger adaylığını geri çekti. Açıklanmayan yerler için ise Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, PM’den aday belirleme yetkisi aldı. İstanbul Maltepe’de Ali Kılıç, Silivri’de Özcan Işıklar; Muğla Bodrum’da Mehmet Kocadon’un yerine Mustafa Saruhan; İzmir Bayraklı’da Serdar Sandal bu yetki çerçevesinde belirlenen 16 aday arasında yer aldı. Bu kararların ardından ise partinin iki numaralı koltuğunda oturan CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi görevinden istifa etti. Hamzaçebi’nin istifasına Maltepe’de Ali Kılıç’ın adaylık sürecinde yaşananların neden olduğu öne sürüldü. Öyle ki Kılıç’ın ismi ilçe yönetimini de ayağa kaldırdı. Maltepe İlçe Başkanı ve yönetimden 15 kişi partiden istifa etti. Dahası İlçe Örgütü “Temiz toplum, temiz siyaset” sloganıyla Ankara’ya yürüyüşe geçti.

İZMİR’DEKİ HAREKETLİLİK

CHP adayının kazanmasına kesin gözüyle bakılan İzmir’de de hareketli günler yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu önce aday olmayacağını açıkladı ama daha sonra aday adaylık başvurusu yaptı. CHP yönetimi ise tercihini Tunç Soyer’den yana kullandı. Kocaoğlu, Soyer’e başarılar diledi ama İzmir’de de tartışmalar bitmedi. Seferihisar Belediye Başkan adayı Yelda Celiloğlu adaylıktan çekildi. CHP İzmir Selçuk İlçe Başkanı Merve Çalışkan Yeşilyurt ile yönetim kurulu üyeleri, gençlik ve kadın kolları da görevlerinden istifa etti.

ÖZEL: DUYUNCA ŞOK OLDUM

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Mehmet Fatih Bucak’ın aday gösterilmesi ise daha büyük bir tartışma çıkardı CHP içinde. Bucak, 7 Haziran seçimlerinde bağımsız aday, 1 Kasım seçimlerinde de AK Parti’den aday adayı olmuştu. 31 Mart yerel seçimleri için de MHP’den aday adaylık başvurusu yapmıştı ve “Seçime değil, ölmeye geliyoruz” şeklindeki sözleri tartışma yaratmıştı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Bucak’ın CHP’den adaylığı için Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Siverek haberini Karaman’da aday tanıtım toplantısında DHA muhabirinden duydum. Şok oldum. 2 ay önce yaptığım değerlendirmenin arkasındayım” dedi. Tepkilere karşın ismi YSK listesindeydi.

SARIGÜL DSP’YE KATILDI

CHP’de umduğunu bulamayan Şişli Belediyesi eski Başkanı Mustafa Sarıgül, önce partiden istifa etti ardından da DSP’ye katılarak aynı ilçeden aday oldu. CHP’ye de rakip tabi. DSP’ye katılımlar Sarıgül ile de sınırlı değildi. Aday gösterilmeyen Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, Göynük Belediyesi eski Başkanı Necati Topaloğlu da DSP’ye giden diğer isimlerdi. Millet İttifakı kapsamında İYİ Partili aday çıkartılacağı için listede yer bulamayan İzmir’in Kiraz ilçesi adayı Salim Özkarakaş ile Mihalıççık Belediye Başkanı olarak adı açıklanan ancak ittifak nedeniyle geri çekilen Haydar Çorum da DSP’ye katıldı. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “solu bölüyor” eleştirilerine “Neyinizi bölüyorum, hepiniz ülkücüsünüz zaten” diyerek karşılık verdi.

NEDEN AK PARTİ’DE İSTİFALAR OLMUYOR?

Bu tartışmalar ve istifalar İYİ Parti’de de kısmen yaşandı. Akıllara AK Parti’de neden bu tür istifaların olmadığı sorusu geldi. CHP açısından bakıldığında bunun temel sebeplerinden biri parti içinde etkin olan farklı grupların bulunması. Bir ittifak olmasa da HDP çizgisine yakın olan gruplar, CHP içerisindeki ulusalcıları rahatsız ediyor. Başka partilerde geçmişi olan, özellikle de sağcı siyasetçilerin CHP’den aday gösterilmesinin ise CHP örgütlerinin genel merkeze karşı büyük tepkisine yol açtığı sadece bugün için değil yıllardır bilinen bir gerçek. Partide açılım politikası yürüten Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin bu tutumu aday belirleme sürecine bu seçimlerde daha fazla yansıdığı için il ve ilçe yönetimlerinin ya da genel merkezdeki isimlerin istifa etmesi çok sürpriz bir durum değil.

AK Parti özelinde ise ilk dikkat çekilen nokta sağ partilerin yapısı. Lidere bağlılık kırmızı çizgilerin başında. Hele ki bu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir siyasi figür olduğunda bu daha da perçinleniyor. Tercihleri, politikaları eleştirmek davaya ihanet etmekle eş tutuluyor. Bu sıfatla anılmak istemeyen parti içi muhalefet ise baş kaldırmak yerine sessizce kenara çekilmeyi tercih ediyor.

TÜRK SİYASETİNDE ÇEKİRDEK SORUN

Partilerin yapısal manada az da olsa ortak noktada buluştuğu noktalardan biri de transferler. Farklı partilerden gelip CHP’de aday olan isimler istifa tartışmalarıyla gündem oluyor ancak konunun ilkesel boyutu hep geri planda kalıyor. Öyle ki 31 Mart seçimlerinde yıllarca AK Parti’de siyaset yapıp, CHP’ye geçen olduğu gibi; CHP örgütlerinde çalışıp, AK Parti’den aday gösterilen isimler de var. Parti parti dolaşan siyasetçiler bir yandan kişinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Önemli ki diğer tarafça kabul edilip seçilebiliyor. Madalyonun öbür yüzüne bakıldığında ise partilerin gücü seçim kazandıran etken olarak kendini gösteriyor ki adaylar bir çatı altına girme zorunluluğunu hissediyor. Hem adaylar hem de partiler için ‘ilkesiz siyaset’ gibi gözüken bu sorunun temelinde ise Siyasi Partiler Kanunu, daha da isabetli ifade edecek olursak ‘lider sultası’ geliyor. Türk siyasetini şekillendiren kararlar parti genel başkanlarının iki dudağının arasından çıkıyor.

Etiketler
Devamını Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Kontrol Edin

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı